Sunday, September 16, 2007
hep umut ettikten sonra zamanı geldiğinde vuku bulmayan umutlarımız bitmek yerine yeni umutlara yelken açıyor nedense. Nedense enayi gibi başka umutlar buluyoruz hep…başka kapılar, başka çözümler, başka insanlar…ama bizi yıldıramayan şey neyse, o hiç gocunmuyor. Hep üflüyor mumlarımıza doğru. Bizlerin yaptığı ise salaklık, yaşam amacı yaratmak uğruna… yanan mumlarımızın sönmemesi için kendimizi mumların önüne atıp gölgeler içinde kaybolmak, umutlarımız içinde unutulmak ve zamanda uçmak. Zaman uçarken sürüklenmek arkasından…son gün geldiğinde veya getirildiğinde belki de umutlar olacak suçlu olan herkes için ama umut yok artık benim için ve son gün geldiğinde tek suçlu ben olacağım. Söz veriyorum. Suç benim. Yeter ki umut bana bulaşmasın…
Thursday, May 24, 2007
5nisan 2007
Tuesday, May 22, 2007
küçük bi kız
Sırtında kırmızı hırkan
Kimbilir hangi uzak hayallerin
gerçekleşebilirliğini tartışıyordun
yüreğinde gözlerinde gizemli yüzünde
sevimli ifadenle küçük bi kız çocuğuydun sen!
söyle bana, ne zaman büyüttün yaşlarını?
Sen kalbinin üstüne düştün yaramaz çocuklar gibi koşarken
Yara bantları yapışmadı yarana kalbinin kanlı ıslaklığından
Seni de mi kanattılar ben gibi eli sapanlı çocuklar
Tekrar tekrar kopardılar mı kabuklarını yaralarının
küçük bi kız çocuğuydun sen
ne vakit büyüdün?
Gözüne bulut mu kaçtı,ne var?
Neden yağmur yağıyor yüzüne?
Kimler bozdu bekaretini yüreğinin?
Şimdi kimin yalnızlığını taşıyorsun zihninde?
Gördün, tanıdın, öğrendin artık sen de biliyorsun
acı sadece dil yakmıyor
siyah-beyaz bir fotoğraftır hayat
renkli renkli gülünmüyor
sil artık gözyaşlarını
küçük bi kız işte böyle büyüyor.
DEMET DEMİREL
Wednesday, May 09, 2007
ilk şiir denemem=))
AŞKIMIZIN AĞLAMIŞ SURATINA
O ZAMANLAR ÜZERİMİZDE PELİKANLAR,
SEVİNMEK BELKİ BİR VAPUR
KAÇIP GİDEN...
YARIM SAAT SONRA GELECEK
AMA NEDEN SEN OLUYORSUN HEP
BEKLEMEYEN...
YÜRÜYEN, GİDEN
ARKANA BAKMADAN
KANATMADAN...
SADECE HÜZÜNLE BAKTIN SEN HEP
VAPURLAR GİTTİ
nehiR
Thursday, April 26, 2007
Büyüklerle ben yapamıyorum
çocuklar da almıyor beni oyunlarına
devlet dairesinde
yangından kurtarılmayacak
sıkışmış bir çekmece gibiyim
açılamıyorum sana
Kardeşiyle sokaklarda hepbir örnek giydirilen sen
nasıl sevmezsin eşitliği
yürürken düşen çoraplarını
aynı hizaya getirmek için
annen değil miydi önünde diz çöken
Öpüşme sahnesinin tam ortasında
içeri girdiğin yazlık sinemanın
yer göstericisiyim
yürüyorsun fenerimin ışığında
yer:Kız Kulesi
ve sonu ayrılıkla bitecek
hüzünlü bir aşk filmini oynuyor
beyaz duvarında
Bir kez olsun çıkmazken ağzından
seni sevdiğimi
her gün söylememi yadırgama
bil ki bu şehirde
iskelenin verilmesini
beklemeden atlarım vapurlara
Son karesi gibi Red Kit'in
batan güneşe doğru
sürerken atımı
gitme kal demeni bekliyorum
ama yalnızca
rüzgar çekiştiriyor atkımı
Sunay Akın
Sunday, March 25, 2007
1ocak 2007
normların battığı bir dünyanın, normlara batırıldığın bir ülkesinde, kendin olmaya çalıştıkça loser pozisyonuna iyice yerleşen -şöyle kıçını sağa sola oynatmak suretiyle- insanlar olup çıktık. Ne için uğraştığımız belli değil. Kendin olmak için mi? Kendini anlatmak için mi? Ne için bilinmez…amacımız ne? Ne için yaşıyoruz? Level kaçtayız? Daha kaç level var? Health pointimiz yükseldikçe yaşama becerimiz de artacak ve şu amacımız nedir olayımız nedir sorularından vaz mı geçeceğiz? Yani level atladıkça yüzeyselleşecek miyiz? Ancak böyle mi varlığımızı sürdürebileceğiz? Ne kadar az takılırsan olaylara o kadar az nefret edersin belki de… düşündükçe beyninde baloncuklar oluşturan bi hayat bu!
(türk dil kurumundan özür diliyoruz bu yazımızda. ama etkili anlatım için yaa=))
Friday, March 23, 2007
Nietzsche Ağladığında- Irvin Yalom
"Ümit mi?ümit en son kötülüktür!" Nietzsche adeta haykırmıştı."İnsanca, Pek İnsanca adlı kitabımda, Pandora'nın kutusu açılıp, Zeus'un içinde sakladığı bütün kötülükler dünyaya saçıldığı zaman, orada son bir kötülük kaldığından kimsenin haberi olmamıştı; ÜMİT. o zamandan beri insanlar yanlışlıkla kutuyu ve ümidi iyi şans olarak yorumladı.fakat, Zeus'un arzusunun, insanların kendilerini işkenceye teslim etmeleri olduğunu unuttuk: Ümit kötülüklerin en kötüsüdür, işkenceyi uzatır."
"Ölüm güç bir şeydir. Ölümün son iyiliği bir daha ölümün olmamasıdır."
"Ölümün son iyiliği, bir daha ölmemek!"
"Bağımsızlığa damgasını vuran şey nedir? İnsanın kendinden artık utanmıyor olması!"
"Kemikleri, eti,bağırsakları ve kan damarlarını kaplayan deri nasıl insan görünümünü katlanılabilir hale getiriyorsa, ruhun ajitasyonu ve ihtirası da kibirle kapatılmıştır. Kibir, ruhu kaplayan deridir."
"Beni öldürmeyen şey, beni güçlendirir! yine söylüyorum; hastalığım bir nimettir"
"Daha derinlere inip motivasyonunuzun kaynağını bulun! hiçkimsenin birşeyi sırf başka birisi için yapmadığını göreceksiniz. insanın bütün eylemleri kendisine yöneliktir. bütün hizmetleri kendine hizmettir, bütün sevgisi kendisini sevmesindendir."
"Bu yorum sizi şaşırttı mı? belki de sevdiğiniz insanları düünmektesiniz. ama daha derinlere inin, sonunda sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz, bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz! siz arzuyu seviyorsunuz, arzu edilen şeyi değil."
"Size önce yürümesini öğretmek zorundayım ve yürümeyi öğrenmenin ilk adımı , kendi kurallarına uymayan insanın başkaları tarafından yönetilmek zorunda kalacağını anlamaktır. başkalarının kurallarına uymak, insanın kendisini yönetmesinden çok hem de çok daha kolaydır."
"Ruhunda sükunete kavuşmak ve mutlu olmak isteyen insanlar inanmalı ve iman etmelidir, ama hakikatin peşindeki insanlar iç huzurundan feragat edip yaşamlarını bu sorgulamaya adamak zorundadırlar."
"Herşeyi bütün açıklığıyla görmeye yara mı diyorsunuz siz? Öğrendiğiniz şeye bakın Josef: Zaman durdurulamaz, irade geriye doğru çalıştırılamaz. yanlızca talihliler bütün bu bilgileri yakalayabilir."
"Eğer kimse sizi dinlemiyorsa, bağırmak en doğal şeydir."
"Hiçbirşey, herşey demektir! güçlenmek istiyorsan, önce köklerini hiçliğin derinlerine gömmeli ve en yanlız yanlızlığınla yüz yüze gelmeyi öğrenmelisin."
"Tek ödevin kendin olmaktır.Güçlü ol. yoksa, büyümek için hep başkalarını kullanmak zorunda kalırsın."
"İşte böyle istiyor bizleri bilgelik: O bir kadındır ve daima savaşçıyı sever ancak."
Monday, March 19, 2007
Sunday, March 04, 2007
Sunday, February 11, 2007
sıkılmaktan sıkıldım
Saturday, February 10, 2007
Sunday, February 04, 2007
Friday, February 02, 2007
Friday, January 05, 2007
işte karşınızda yeni takıntım...
Angel - put sad wings around me now
Protect me from this world of sin
So that we can rise again
Oh angel - we can find our way somehow
Escaping from the world we're in
To a place where we began
And I know we'll find
A better place and peace of mind
Just tell me that it's all you want - for you and me
Angel won't you set me free
Angel remember how we'd chase the sun
Then reaching for the stars at night
As our lives had just begun
When I close my eyes I hear your velvet wings and cry
I'm waiting here with open arms - oh can't you see
Angel shine your light on me
Oh angel will we meet once more - I'll pray
When all my sins are washed away
Hold me inside your wings and stay
Oh! angel take me far away
Put sad wings around me now
Angel take me far away
Put sad wings around me now
So that we can rise again
Thursday, January 04, 2007
nasıl ama:D(emre-hakan-nehir ortak yapımı)
Monday, January 01, 2007
ruhunun katili yok.sadist bir işkenceci var onun yerine.ısıtıp buharlaştıran, açılan boşluktan dolayı rahat bir nefes aldığında, her şeyi içine sindirdiğinde yine ruhunu yoğunlaştırıp yerine koyan, daha doğrusu o boşluk kapandığı için köşeye iliştiren bir psikopat=) kenarlardan ataçlarla delmek suretiyle ruhunu sana iliştiren…hiçbir zaman nasırlaştırmayan ruhunu,bir rahatlatıp bir sıkıştıran,bundan zevk alan. Nasırlaşsa daha mı iyiydi?hayır tabi ki.ama ironik. Her şeyden vazgeçtiğinde,hiçbir şey istemediğinde karşına çıkarıp “vay be oluyormuş demek ki” deyip bu düşünceyi tam içine sindirdiğinde yine istediğini senden çekip alan...




























